Galata’nin Yeni Oteli

Travel and Leisure, 2 December 2011 
Please click on the picture to read the article in full size.



“BİRAZ ARİSTOKRATİK, BİRAZ SEKSİ, BİRAZ GİZLİ KAPALI BİR YER” OLARAK TANIMLIYOR OTELİNİ ALEX VARLIK

Alex Varlık, Serdar-ı Ekrem Sokak’taki Georges Otel’in girişinde. Karşı sayfada, sol üstten saat yönünde: Butikler ve karelerle dolu Serdar-ı Ekrem Sokak’ta (elbise Marni/Beymen, palto McGinn/Brandroom, eldiven Silk & Cashmere, çanta Louis Vuitton, gözlük Louis Vuitton, ayakkabı Matraş); sade odalarda yatak merkezde; Alex Varlık’la sohbet (pantolon Diane Von Eurstenberg, gömlek Academia, bolero Vakko, ayakkabı Matraş); otelde kahvaltı Fransız usulü tereyağlı kruvasan, pain aux chocolats ve reçellerle geliyor.

Genç otelci Alex Varlık için aile, samimiyet, dostluk, zevk almak gibi kavramlar, bir işte, yeni bir girişimde başarılı olmaya yardımcı oluyor: “Bir klan gibi çalışmayı seviyorum.” Uzun zamandır çok yakın dostu ve tıpkı Varlık gibi Franko-Türk olan Kerim Kamhi ile birlikte, geçtiğimiz ekim ayı sonunda Galata Kulesi’nin hemen dibindeki Serdar-ı Ekrem Sokak’ta açtıkları Georges Hotel, şimdiye kadar yaptığı en şahsi ve en içine sinen girişim. Ressam Utku Varlık’ın Fransa’da doğup büyüyen oğlu Alex Varlık, geçtiğimiz senelerde önce The House Cafe zincirinden The House Apart ve The House Hotel’i yaratan kişi olarak nam saldı. Fransa’daki hukuk kariyerini bırakıp İstanbul’a gelen ve burada Nevv York, Londra gibi dünya metropollerindeki enerjinin bir benzerini bulduğunu, burayı yeni girişimlere açık bir fırsatlar şehri olarak gördüğünü söyleyen Varlık, The House projelerindeki ortaklığını sürdürüyor ama şim¬dilerde bütün enerjisi ve konsantrasyonu Georges Hotel’de. Şehrin atardamarlarından biri olarak gördüğü Galata mahallesinde, özellikle Serdar-ı Ekrem Sokak’ın üzerinde bir butik otel yaratma niyeti nicedir varmış. Yedi katlı bu görkemli binayı görünce, bir dakika düşünmeden almış ve renovasyona koyulmuş. 1.450 metrekarelik binanın renovasyonu ve şu anki altyapısıyla yeniden işlev kazanması yedi ayda hallolmuş. Sokağa bakan giriş katının üzerinde dört kat yükseliyor; ama altında üç kat daha var. Galata’nın eğimli yapısı arka tarafa bakan bu üç kata da oda yapılmasına imkân tanımış. 21 odada yaratılan atmosfer son derece yalın. Brezilya cevizinden parkeler, ahşap jaluziler, gül ağacından yataklar, banyolarda cilalan-mamış koyu renk mermerler dikkat çekiyor. Odalardaki tasarım namına en baskın eleman, Danimarkalı tasarımcı Poul Henningsen’in lambalarının replikaları. Bu modeli benimseyip, orijinal tasarımları bulup, işin ehli bir zanaatçıya yaptırmışlar. Otelin her yanında Poul Henningsen’in aydınlatma objeleri var. Odalarda ön planda olan bir diğer unsur da İstanbul. Özellikle en üst iki kattaki odalar, duvardan duvara sürgülü camlarla müthiş bir manzara sunuyor.

OTELİN EN ÜST İKİ KATTAKİ ODALARI, DUVARDAN DUVARA CAMLARLA MÜTHİŞ BİR İSTANBUL MANZARASI SUNUYOR

Tüm bu yalın ve klasik dekorasyonun yanında banyo-larda L’Occitane bakım ürünleri; başucunda iPad istasyonu; ücretsiz hızlı internet bağlantısı; Nes-presso makinası, su ısıtıcı ve minibar; günlük su, espresso ve çay ikramı; yağmur duşu; yastık menusu ve benzeri detaylarla zenginleşen odaların büyük bir kısmında balkon var. Dilerseniz kahval-tınızı burada alabilirsiniz. Odanızda alabileceğiniz bir lüks de yoga dersleri. Yoga Şala’nın hocaları Alezis Kiresepi ve Sandrine Kamhi’nin kurduğu State of Yoga, her cumartesi 11.30’da Georges Ho-tel’de bir ders veriyor; dilerseniz sizin istediğiniz saatlerde odanıza da gelebiliyorlar.
“Biraz aristokratik. biraz seksi, biraz gizli kapalı bir yer” olarak tarif ettiği otelinin giriş katını tam eski İngiliz stili Centilmenler Kulübü biçiminde döşemiş Alex Varlık. Art Deco bar sandal-yeleri, pirinç aksamıyla göz alan koyu renk ahşap bir bar, Chesterfield model deri koltuklar, ahşap masalar, tuğla duvarlar ve iddialı bir menü. “İddia ediyorum ki, kadeh ya da şişe, şampanya fiyatları İstanbul’daki bütün mekânların üçte biri oranın¬da. Şaraplar için de yarısı diyebilirim.” Piper He-idsiek N.V. Cuvee Brüt kadehi 24 TL, şişesi ise 196 TL; Louis Roederer N.V. Brüt Premier kadehi 33 TL, şişesi 251 TL. Yemek menüsünde ise keskin bir Fransız havası esiyor; soğan çorbası, camem-bert, emmental, roquefort, comte peynirlerinden müteşekkil peynir tabağı, ana yemek olarak da antrikot ve coq au vin. Tıpkı tasarım unsurları ve otelin genel çizgisi gibi, menü de Alex Varlık’ın kreasyonu. Dekorasyon konusunda fikir aldığı tek kişi Çukurcuma’daki Modern Tarih adlı antikacı-nın sahibi Davit Meşulam. Oteli “Fransız kimliğiyle Türk kişiliğinin bir birleşimi” olarak gören ve o şekilde yaşatmak isteyen Varlık, ortağı Kam-hi ile uzun vadeli planlar içinde. Georges Sulta-nahmet 2012 Haziran’ında; İstiklal Caddesi üzerindeki Botter Han’ın içinde açılacak olan diğer Georges Hotel ise 2012 Kasım’ında tamam-lanmış olacak. Bu iş İstanbul’a yarayacak.
Serdar-1 Ekrem Sokak 24, Galata, Beyoğlu: 0212/244-2423; georgeshotel.com; çift kişilik odalar 180 Euro’dan başlıyor; 375 Euro’ya kadar çıkıyor.

Üstten: Lobi-restoranda Chesterfield koltuklar; restoranın zengin şarap listesinin tarım çıkartırken (bluz ve etek Atıl Kutoğlu, kolye ve küpe Gazzas); otelden detaylar. Karşı sayfada: Balkonlu odalardan İstanbul manzarasının keyfi çıkıyor (kazak Silk&Cashmere, etek DKNY, kemer Louis Vuitton, ayakkabı Matraş).